Amerikan Board Sertifikalı Doktorlar Grubu

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

ABCD üyesi Kardiyolog Dr. Ümit Aker ABD St Louis kentinde vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. Grup olarak kederli ailesine başsağlığı dileriz. Amerikan Board Sertifikalı Doktorlar Grubu.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Aykut Özden ABD’ye geri dönüş yapmıştır. St. Luke's-Roosevelt Hospital Center The Child and Family Institute - Outpatient Services bölümünün Medikal Direktörü olarak atanmıştır.

 

Türkiye'de Tiroid Artıyor

e-Posta Yazdır

Devamlı diyet yaptığınız halde bir türlü kilo veremiyor musunuz ?

Akşam olduğunda kolunuzu kaldıracak gücü bulamıyor musunuz ? Aşırı halsiz ve yorgun hissediyor musunuz ?

Peki ya sinirleriniz ne durumda? En olmadık şeyler karşısında hemen sinirleniyor ve çevrenize bağırıp, çağırıyor musunuz?

Bunlar yetmiyormuş gibi bir de elleriniz titriyor, aşırı terliyor, çarpıntı çekiyorsanız, ağzınız kuruyor ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyuyorsanız tiroid beziniz aşırı çalışmaya başlamış olabilir.

Tiroid bezi nedir?

Boynun ön kısmında bulunan kelebek şeklindeki Tiroid bezleri, temel olarak, T3 ve T4 hormonlarını üretiyor. Bu hormonlar da vücudun tüm bölgelerindeki hücrelere ulaşarak etkilerini gösteriyor. Böylelikle metabolizma hızı düzenleniyor, vücut sıcak ve soğuğa karşı adaptasyon kazanıyor. Ayrıca, bağırsak veya üreme organları gibi pek çok sistem hatasız olarak çalışıyor, saç ve cilt kalitesi sağlanıyor.

Vücutta bu dengenin kurulabilmesi için; hormon üreten böbreküstü bezleri, yumurtalıklar ve Tiroid bezlerinin tam bir uyum içinde çalışması gerekiyor. Ancak kalıtım, mikrop, ısı değişikliği, iyot eksikliği ya da fazlalığı, radyasyon gibi faktörler, Tiroid bezlerini bozarak çeşitli hastalıklara yol açıyor. Tiroid hormonları “hızlı” salgılandığında “hipertiroidizm”, “yavaş” salgılandığında ise “hipotiroidizm” gelişiyor.

Tiroid bezlerinin tedavisinde erken teşhis son derece önem taşıyor. Çünkü hastalık geç teşhis edildiğinde Tiroid bezi iyice tahrip oluyor. Tiroid hastalıkları ülkemizde çok sık rastlanan bir sorun. Florence Nightingale Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selçuk Can, “yavaş” ve “hızlı” çalışan Tiroid bezlerini anlatıyor !

YAVAŞ ÇALIŞIRSA...

Tiroid bezinin yavaş çalışmasına ise “hipotiroidi” deniliyor. Hipotiroidi, doğurganlık çağındaki her 100 kadından birini etkisi altına alıyor. Vücudumuzun; mikroplarla, virüslerle ve alerjiyle savaşmasını sağlayan bağışıklık sisteminde oluşan bir sorun, Tiroid bezine karşı saldırıya geçiyor. Bunun sonucunda mikropsuz bir iltihap gelişiyor ve Tiroid bezi tahrip olarak yavaş çalışmaya başlıyor. T3 ile T4 hormonlarının üretiminin azalması da, vücudun dengesini bir anda altüst ediyor. Tiroid bezi yavaş çalışan kişi, fiziksel sorunların yanı sıra ruhsal çöküntüye de girebiliyor. Bunun sonucunda; zihinsel işlevler yavaşlıyor ve unutkanlık gelişebiliyor. Hamilelikte tedavi edilmeyen “hipotiroidi” doğacak bebeklerde zeka geriliğine yol açabiliyor.

Tiroid bezleri T3 ve T4 hormonlarını; proteinler, aminoasitler ve en önemlisi de iyot maddesini kullanarak üretiyor. Başta balık olmak üzere, midye ve karides gibi pek çok deniz ürünü, iyot açısından zengin kaynakları oluşturuyor. Dolayısıyla Tiroid bezlerinin düzenli çalışması için her gün 150 mikrogram iyot tüketmemiz gerekiyor. Ancak bu rakam, 3 tarafı denizle çevrili ülkemizde maalesef 50 – 60 mikrograma ancak ulaşıyor. Buna neden olaraksa, deniz ürünü tüketimi alışkanlığımızın olmaması ve bu ürünlerin yüksek fiyatla satılması gösteriliyor. Dikkat etmeniz gereken bir başka nokta da; iyotlu tuz kullanmak. Karalahana gibi guatr yapan ve tiroidi bozan besinlerden de kaçınmanızda yarar var. Ancak, Tiroid beziniz hızlı çalışıyorsa veya sıcak nodülünüz varsa, iyot takviyesi sizde ters etki yapıyor ve Tiroid bezinin daha da hızlı çalışmasını tetikliyor. Dolayısıyla, bu sorunlardan yakınıyorsanız, marketlerde poşetler içinde satılan “iyotlu” tuz tüketiminden kaçının; işlenmemiş, yani iyotsuz kaya tuzlarını veya tuzotu tüketmeye özen gösterin. Dr. Selçuk Can, ailenizde guatr hastalığı ve hipotiroidi varsa, sık aralıklarla kan testi yaptırmanızı da tavsiye ediyor. Can’ın bir başka önerisi de; tatillerinizi deniz kenarında geçirmeye özen göstermeniz.

HIZLI ÇALIŞIRSA...

Tiroid bezinin hızlı çalışmasına “Hipertiroidi”, halk arasında ise “iç guatr” deniliyor. Hızlı çalışan Tiroid bezi maalesef kolaylıkla teşhis ve tedavi edilemiyor. Bu hastalık metabolizmayı hızlandırdığı için, kişi aşırı yemesine rağmen aldığı tüm besinleri yakıyor ve kilo kaybetmeye başlıyor. Hipertiroidi aynı zamanda kişinin aşırı sinirli olmasına da yol açabiliyor. Ayrıca, gözlerde ileri doğru fırlama, göz kapaklarında şişme, çift görme ve şaşılık gelişebiliyor.

Modern yöntemlerle teşhis!

Tiroid hastalığından şüphelenildiği durumlarda ilk önce endokrinoloji ve metabolizma uzmanına muayene olmak gerekir. Ardından testler uygulanarak Tiroid hormonlarının seviyeleri ölçülüyor ve Tiroid bezinin aşırı mı yoksa az mı çalıştığı saptanıyor. Ultrasonografi, tiroid bezindeki nodüllerin hem yerini hem de özelliklerini saptamada kullanılıyor. Tiroid hastalıklarında sintigrafi yöntemine da başvuruluyor. Hipotiroidi sorununda, Tiroid hormonları ilaç yoluyla dışarıdan takviye ediliyor. Hipertiroidi ise, Tiroid bezinin işlevini yavaşlatan ilaçlar, atom tedavisi ya da ameliyat yöntemlerinden biriyle tedavi ediliyor. Tiroid kanserleri dışında; kozmetik nedenler, tiroide bağlı olarak yutma güçlüğü ve nefes alma probleminin ortaya çıktığı, ses kısıklığı geliştiği durumlarda da ameliyat tercih edilebiliyor. Nodul varsa doktor tarafından biyopsi yapılması gerekir. Florence Nightingale Hastanesinde yaptığımız araştırmalarda biyopsinin mutlaka ultrasonla yapılması gerektiğini tesbit ettik. Ultrasonla görerek yapılan biyopsilerden en iyi neticeyi alıyoruz ve tiroid kanserini erken evrede teşhis ediyoruz.

İYOT EKSİK TÜKETİLİRSE...

  • İyot eksikliğinin yeni doğan bebekler üzerinde önemli etkileri var. İyot eksikliği bölgelerinde; düşük, ölü doğum, doğuştan gelme sakatlık, sağırlık ve zeka geriliği daha sık görülüyor.
  • İyot eksikliği aynı zamanda guatr oluşumuna da yol açıyor. Guatr, Tiroid bezinin büyümesi sonucu oluşan bir hastalık. Ülkemizde her 10 kişiden 3’ünü etkisi altına alıyor. Doğru ve modern bir şekilde tedavi edilmediğinde ise zamanla nodülleşme açığa çıkıyor.
  • Türkiye’de yeni doğan bebeklerin 3500’de birinde hipotiroidi olduğu saptandı.
  • Nodül, bezelye tanesinden ceviz büyüklüğüne kadar ulaşabilen ve hücrelerin kümeleşip topluluklar yaratmasıyla oluşuyor. Soğuk ve sıcak olmak üzere ikiye ayrılıyor. Soğuk nodüller yüzde 15 kanser riski taşıyor ve bu nedenle hemen Tiroid biyopsisi yapılması gerekiyor.

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI TİROİD:

Türkiye'de özellikle son yıllarda Tiroid hastalıklarında bir patlama var. Nerede ise herkes guatr hastası. Hoshimato Hastalığı dediğimiz Tiroid hastalığı en çok görülüyor. Hoshimato Türkçe okunuşu ile Hoşimato bir Japon doktor tarafından yıllar önce keşif edilen bir Tiroid hastalığıdır. Tiroid bezi ilk önce hızlı çalışır. Aslında bu anda bir tahribat olmaktadır. Kişi titreme, terleme, çarpıntı, kilo kaybı şikayetleri hisseder. Çarpıntı kişiyi çok rahatsız ettiğinden paniğe kapılır ve kalp doktoruna gider. Eforlar, anjiolar yapılır. Tiroid sorunu akla gelmez bile. Aylar geçtikçe bu sefer Tiroid bezi yavaşlamaya başlar. Metabolizma durur. Kişi hızla kilo almaya başlar. Pehriz yapsa dahi kilo veremez. Saçları dökülür, cildi pul pul, kupkuru olur. Vucütta çatlaklar belirir. Devamlı üşür. Aşırı yorgunluktan akşam pili bitmiş gibi hisseder. 8 saat uyusa bile sabah yorgun uyanır. Hoshimato hastalığı çok karışık bir hastalık olduğu için ancak endokrinoloji uzmanı tarafından tedavi edilebilinir. Türkiye'de Hoshimato hastalığının artış sebebi aşırı iyot tüketimi olabilir. Türkiye'de doğu ile batı bölgeleri arasında sosyoekonomik farklar oluğu gibi sağlık alanında da farklar vardır. Batı Karadeniz, Marmara, Ege Bölgesi, Toros dağları hariç Akdeniz Bölgesi'nde iyot eksikliği yok iken bu bölgelerde Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu olarak iyotlu tuz uygulaması yapılması Hoshimato hastalığını arttırmaktadır. Yapılan çalışmalarda Batı Karadeniz'de adolesan genç kızların %18 kadarında Tiroid antikorları pozitif bulunmuştur. Tiroid tembelliği oranı %2'dir. İyotlu tuz kullanımı Türkiye'nin İç, Güney ve Doğu Anadolu Bölgesi ile sınırlı kalması gerekirken, özellikle iyot eksikliği olmayan Marmara Bölgesinde Sağlık Bakanlığının iyotlu tuz dayatması Istanbul - Bursa - Çanakkale üçgeninde hipotiroidizm ve Hoshimato hastalığında patlamaya yol açmıştır.

Tiroid hastalıklarında kullanılan ilaçlar 1950 yılında Amerika'da keşfedilmiştir. Tıbbın birçok alanında devrimler yapılıp, yeni tedaviler geliştirilirken guatrda hala daha 1950'li yılların ilaçlarını kullanıyoruz. Tiroid ameliyatında da önemli gelişmeler olmadı. Dünyada keşif edilen ilaçların % 80 kadarı Amerika Birleşik Devletlerinde bulunmaktadır. ABD'de guatr sorunu bulunmadığından bu konu ile ilgili olayı çözecek araştırmalar yapılmamaktadır ve yakın bir gelecekte de yeni Tiroid ilaçları çıkmasını beklemiyorum. Tiroid Türkiye'nin bir sorunudur ve bu yüzden ülkemizde Tiroid hastalıklarına yönelik daha fazla araştırma yapılması gerekir. Tiroid hastalıkları için yeterli araştırma bütçesi ayrılmalıdır. Atom tedavisinin bilinçli kullanımı gerekir. Tiroid hastası olanlar atom tedavisinin Tiroid bezini kalıcı bir şekilde yavaşlattığını ve bundan hiçbir şekilde kurtuluş olmadığını bilerek atom tedavisini olsunlar. Benim önerim atom tedavisinin ilaçların işe yaramadığı, hastanın guatr ameliyatı olamayacak kadar yaşlı olması ve diğer hastalıklarının olması durumunda uygulanmasıdır.

HİPERTİROİDİ’NİN BELİRTİLERİ

  • İştah artışına rağmen kilo kaybı.
  • Sinirlilik, çabuk yorulma.
  • Terleme, sıcağa tahammülsüzlük.
  • Çarpıntı, yüksek kan basıncı.
  • İshal veya sık dışkılama.
  • Ağız kuruluğu, çok su içme.
  • Sık idrara çıkma.
  • Kas güçsüzlüğü, ellerde titreme.
  • Görme bozukluğu
  • Gözlerde ileri fırlama

HİPOTİROİDİ’NİN BELİRTİLERİ

  • Halsizlik, çabuk yorulma, hareketlerde yavaşlama.
  • Kalp atışlarının yavaşlaması.
  • Uyku eğiliminin artması.
  • Soğuğa dayanıksızlık.
  • Ses kalınlaşması veya kısılması
  • Ciltte kalınlaşma ve kuruluk,
  • Saç dökülmesi,
  • Kaş dökülmesi.
  • Kabızlık.
  • Yüzde ve göz kapaklarında şişkinlik.
  • Cildin pul pul olması

Doç. Dr. Selçuk Can
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı
Amerikan Board Sertifikalı Doktorlar Derneği Başkanı

Buradasınız: Kütüphane Hastalar İçin Türkiye'de Tiroid Artıyor