|
AMERİKAN BOARD SERTİFİKALI DOKTORLAR DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU |
|
Görev |
Ad Soyad |
Uzmanlık Branşı |
Çalıştığı Sağlık Kurumu |
|
Başkan |
Doç. Dr. Selçuk CAN |
Endokrinoloji ve
Metabolizma |
Florence
Nightingale Hastanesi |
|
Genel Sekreter |
Op. Dr. Ahmet
Tayfun Gürbüz |
Kalp ve Damar
Cerrahı |
Anadolu Sağlık
Merkezi |
|
Başkan Yardımcısı |
Uzm. Dr. Onat Akın
|
Patoloji |
Patomed Patoloji
Laboratuarı |
|
Sayman |
Uzm. Dr. Tahir
Haytoğlu |
Endokrinoloji ve
Metabolizma |
Amerikan Hastanesi |
|
Üye |
Uzm. Dr. Pınar
Dayanıklı |
Pediatri |
Amerikan Hastanesi |
|
Yedek Üye |
Dr. Hakan Cinemre |
İç Hastalıkları ve Göğüs
Hastalıkları |
Düzce Üniversitesi Tıp
Fakültesi |
| |
|
AMERİKAN BOARD SERTİFİKALI DOKTORLAR DERNEĞİ
DENETİM KURULU |
|
Görev |
Ad Soyad |
Uzmanlık Branşı |
Çalıştığı Sağlık Kurumu |
|
Üye |
Uzm. Dr.İlyas
Tokatlı |
İç Hastalıkları |
Amerikan Hastanesi |
|
Üye |
Uzm. Dr. Kamil
Peker |
Patoloji Uzmanı |
İstanbul Patoloji
Laboratuarı |
|
Üye |
Uzm. Dr. Banu Güneş |
Romatoloji Uzmanı
|
Amerikan Hastanesi |
|
| |
|
1. ABCD Derneği ne amaçla kuruldu? |
|
Amerikan
Board Sertifikalı Doktorlar Derneği Amerika Birleşik
Devletleri'nde tıpta uzmanlık eğitimini tamamlayıp,
ABD'de doktorluk yapma hakkını elde eden ancak Türkiye
ve Türk halkına hizmet için Türkiye'de çalışmayı tercih
eden doktorların kurduğu bir meslek kuruluşudur. Dernek
üyeleri tıp eğitimi, araştırma veya hasta tedavi
hizmetlerinde uluslararası veya ulusal tanınmış Türk
hekimlerinden oluşmaktadır. ABCD Derneğinin amaçları:
-
Üyelerinin Amerika Birleşik
Devletlerinde edindiği deneyimlerini Türk ulusuna en
etkin bir şekilde aktarmak,
-
Halen Amerika Birleşik
Devletleri'nde çalışmaya devam eden Türk Doktorları
ile irtibata geçerek Türk sağlık sistemindeki
gelişmeleri aktarmak ve Türkiye'ye tersine beyin
göçü köprüsünü kurmak,
-
Türkiye'deki Sağlıksız Sağlık
Sisteminin tedavi ve
rehabilitasyonuna diğer sivil toplum örgütleri ile
beraber katkıda bulunmaktır.
|
|
Amerikan
Board Sertifikalı Doktorlar Derneği Tüzüğü (Doc
formatındadır) |
|
|
|
2. Dernek, Türkiye'den beyin göçüne
engel olmak için neler yapıyor? |
|
Türkiye'nin
gelişememesinin önemli nedenlerinden biri beyin
göçüdür. Beyin göçünün yoğun olduğu meslek grubunun
başında doktorlar gelir. Ülkemizde yetişen birçok
nitelikli doktor kariyerine Amerika veya Avrupa'da devam
etmektedir. Onları bilimsel dergilere veya günlük
basına konu olan başarıları ile izliyoruz. Bu durum tıp
fakültelerinde okuyan tıp öğrencilerinin ideallerini de,
yurtdışında çalışmak yani beyin göçü olarak
şekillendirmektedir. Kişisel hedefler tıp
öğrencilerinde ve asistanlarda önemli bir yere
sahiptir. Onların geleceğinin şekillenmesinde rol
oynar. Amerikan Board Sertifikalı Doktorlar Derneği
olarak ilk amacımız, Türkiye'ye tersine beyin göçü
köprüsünü gerçekleştirmektir. Bu amaçla halen Amerika’da
çalışan Türk Hekimlerinin Derneği TAMA Turkish American
Medical Association ile temas halindeyiz. Senelik
konferans programımıza TAMA üyelerini konuşma yapmak
üzere davet ediyoruz. Amerika Birleşik Devletlerinde
doktorluk yaşamını tamamlayan birçok Türk hekimi de
emekliliklerini Türkiye’de geçirmektedir. Onları da
dernek faaliyetlerimize alma gayretindeyiz. İnternet
sitemiz vasıtası ile halen ABD’de ihtisasına devam eden
hekimlerin sorularını yanıtlıyoruz. İntenet adresimiz
www.abcd.org.tr dir. Hastaneler hakkında ve
laboratuar olanakları hakkında gelen soruları
yanıtlıyor, ve en önemlisi bizim burada edindiğimiz
olumlu veya olumsuz tecrübeleri direk olarak kendilerine
aktarıyoruz. |
|
|
|
3. Amerika'da eğitim alan hekimler
niçin Türkiye'ye dönmek istemiyor? |
|
Türkiye'den
Amerika'ya giden hekimlerin %95 kadarı orada yerleşerek
kalmaktadırlar. Bu ileri uzmanlık yapmış hekimler
Türkiye'ye gelmeye çekinmektedirler. Amerika'da
öğrendiklerimi Türkiye'de nerede uygulayacağım korkusu,
Türk sağlık sistemine güvenememe, fazla donanımlı (overqualified)
olduğundan dışlanma endişesi ve ekonomik kaygılar
Amerika'da eğitim görmüş başarılı Türk hekimlerinin
Türkiye'de çalışmasını engelleyen faktörlerdir. Örneğin
dört ay kadar önce Philadephia’da pediatri, pediatrik
hematoloji ve pediatrik kemik iliği transplantasyonu
ihtisası yapan genç bir meslektaşımız bana geri dönmek
istediğini ve ne tavsiye ettiğimi sordu. Bende geri
dönmemesini, kemik iliği transplantasyonunun ancak
üniversite hastanelerinde yapılabileceğini, oradaki
kadroların kendi yetiştirdikleri elemanlar dışındakilere
kapalı olduğunu belirttim. Amerika'da uzmanlaşmış
hekimlerin %5 kadarı Türkiye'ye dönmektedir. Bu
doktorların yarısı (%50) çalışmaya başladıktan sonra
Türkiye'deki şartları beğenmeyip tekrar Amerika'ya beyin
göçü yapmaktadır. Sonuçta Amerika'da eğitim görüp
Türkiye'de çalışan hekimlerin oranı %2,5 gibi çok düşük
bir rakamdır. ABCD - Amerikan Board Sertifikalı
Doktorlar Derneği'ni kurmamızdaki amaç Türkiye'deki
sağlık sektöründeki olumsuz şartların düzeltilmesine
önayak olarak tersine (Türkiye'ye) beyin göçünü
arttırmaktır. ABD'den Türkiye'ye tersine beyin göçü
yapan hekimler olarak bizlerin karşılaştığı en büyük
sorunlar çalışma sahasının darlığı, ekip çalışmasının
yürütülememesi, özel çalışma durumunda özel hastanelerde
iş güvencesi ve özlük haklarının olmamasıdır.
|
|
|
|
4. ABCD'li hekimler ağırlıklı olarak
nerelerde görev yapıyor? |
|
ABCD’li hekimler ağırlıklı olarak
vakıf veya özel hastanelerde görev yapıyor. Üyelerin
büyük çoğunluğu Florence Nigtingale Hastanesi, Anadolu
Sağlık Köyü, Acıbadem Hastanesi ve Amerikan Hastanesinde
çalışmaktadır. Dört üyemiz Marmara ve Cerrahpaşa Tıp
Fakültelerinde, diğer bir üyemiz Dr. Siyami Ersek Göğüs
Kalp Damar Cerrahisi Hastanesinde, iki üyemiz ise ilaç
firmasında yönetci olarak çalışmaktadır. Altı üyemizin
kendilerine ait patoloji laboratuarları bulunmaktadır.
Deneğin tüm üyeleri İstanbul’da lokalizedir. |
|
|
|
5. Derneğin kaç üyesi var? |
|
ABCD derneğinin 57 üyesi
bulunmaktadır. Beş üyemiz cerrahi, 3’ü kadın-doğum, 6’sı
patoloji, 8 üye pediatri, 29 üye iç hastalıkları veya
yan dallarında ihtisas yapmıştır. 6 üyemiz Türkiye’de
bir-iki sene çalışıp tekrar ABD’ye geri dönmüştür. |
|
|
|
6. ABD'de eğitim alan hekimlerin
hepsi Amerikan board sertifikası alabiliyor mu? Bu
sertifikanın sağlağı avantajlar neler? |
|
Amerika
Birleşik Devletlerine gözlemci sıfatı ile geçici olarak
gidenler veya sadece laboratuvarda araştırma yapmak için
gidenler Board Sertifikası alamaz. Board Sertifikasyonu
almak için öncelikle akredite olmuş yani uzmanlık
eğitimi vermeye yetkili olduğu bir teftiş sonrası
onaylanmış bir hastanede çalışmak gerekir. Türkiye’de
alt yapısı hazır olmayan bir merkez de uzmanlık veya yan
dal uzmanlık eğitimi vermeye başlayabiliyor. Herhangi
bir teftiş söz konusu değil. Bilimsel değerlendirmeden
önce adayın bir çeşit karakter analizi eğitim esnasında
yapılır. Board Sınavına girmeden önce ilgili bölüm şefi
önce asistanın etik ve kişisel olarak tıp mesleğini icra
etmeye uygun olup, olmadığına dair bir belge verir. Bu
etik ve kişisel değerlendirmede asistanın işe zamanında
gelip gelmediği, kılık ve kıyafeti, sorumluluk duygusu,
tıp öğrencileri ile olan iletişimi, epikriz vs gibi
raporları zamanında yazıp yazmadığı ve hemşire, terapist
gibi diğer sağlık çalışanları ile münasebetleri
değerlendirilir. Asistanların uzmanlık eğitimi esnasında
tıbbi performans ve bilgileri her ay hem kendi şefleri
olan öğretim üyesi hem de altlarındaki tıp öğrencileri
veya kıdemsiz asistanlar tarafından değerlendirilir.
Tıbbi bilgileri, literatürü takipleri, hasta ile
iletişimleri ve genç meslektaşlarına öğretme
kapasiteleri ölçülür. Asistanlık dönemi sonunda uzman
adayı sonuçların bilgisayar ortamında değerlendirildiği,
herkese aynı soruların sorulduğu, iki gün boyu süren
standart bir sınava girer. Sınavı başarı ile
tamamlayanlar Board (Kurul) sertifikası almaya hak
kazanır. Board sertifikası sahibi olmak tıp alanındaki
kalitenin belgelendirilmesidir. Bu
sertifika ile toplumda tıp doktorlarının kalite ve
performansı hakkında oluşan soruların cevaplanması, daha
fazla bilgi isteyen ve bilinçlenen hasta beklentilerinin
karşılanması, devamlı değişen tıp biliminin
yeniliklerinin doktorlar tarafından takip edildiğinin
garantisi hedeflenir. Sertifika 10 yıl için
geçerlidir. Sınava 10 yıl sonra tekrar girecek hekim
tıp alanındaki gelişmeleri takip etmek zorundadır.
Özetle Board (Kurul) sertifikası tıp alanındaki
uluslararası kalitenin ve doktorun tıptaki son
gelişmeleri sürekli takip ettiğinin topluma
garantisidir. Kurul devlet tarafından atanmaz, kurulu
hekimler meslek örgütleri vasıtasıyla oluşturur. Kurulda
üniversite hocalarının yanında günlük rutin pratikte
olan muaynenehane hekimleri de vardır. Sertifikanın
sağladığı en önemli avantaj sigorta şirketleri ile hekim
arasında sorunsuz bir anlaşma yapılmasıdır. Eğer hekim
hastanede çalışmayı seçerse sertifikanın işe kabul
edilmede avantajı kesindir. Ayrıca sertifikası olan
hekimler Board’un internet sayfasında yayınlanır.
Hastalar gittiği hekimin sertifikası olup olmadığını bu
sayfadan öğrenebilir. |
|
|
|
7. Türkiye'deki sağlık sistemini
nasıl değerlendiriyorsunuz? |
|
Toplumların gelişmişlik derecesi,
ekonomik gücü, eğitim ve kültürel düzeyi ile toplum
psikolojisi sağlık sistemini şekillendirir. Bu yüzden
Türkiye’deki sağlık sistemini Amerika’daki ile
karşılaştırmak hiç doğru olmaz. Ancak Türkiye Avrupa
Birliğine girme iddasında olduğundan sistemimizi Avrupa
ile karşılaştırmak daha yerindedir. Doktorlar olarak
sağlıkta onların düzeyinde olmayı arzu etmemiz, o yönde
gayret göstermemiz gerekir. Ülkemizdeki ekonomik
sorunlar, finansman ve yönetim karmaşası, kadrolaşma,
mezuniyet sonrası eğitim zorluğu vs. gibi okuyucumuzun
çok iyi bildiği konuları tekrarlamak istemiyorum. Bence
dikkate değer bir nokta sağlık hizmetlerinin günümüzdeki
sunumunun 1219 Nolu Tababet ve Şuabatı Sanatlarının
Tarzı İcrasına Dair Kanun ve Hususi Hastaneler Kanunu ve
diğer bazı kanunlara uymadığıdır. Bu açıklar bazı
yönetmeliklerle kapatılmaya çalışılmıştır. Istanbul’da
asgari ücret hakkındaki kural ve bir hekimin bir yerden
fazla yerde özel hasta kabul edemeyeceği kuralı birçok
yerde delinmektedir. Bu da ortamda orman kanunu geçerli
gibi bir hava yaratmaktadır. İlgili yasa ve kurallar
ancak bir yazılı şikayet olunca uygulanmaktadır. Ancak
hiçbir hekim kendi öğrencisini, arkadaşını veya hocasını
şikayet etmeyi aklına bile getirmemektedir. Bünyesinde
hem özel hastane hemde sigorta şirketi bulunduran
sermaye grupları kendi sigortalılarına kendi
hastanelerinde daha düşük ücret ile sağlık hizmeti
sunmaktadırlar. Bu durum hekimler arasında haksız
rekabete ve sigorta şirketleri arasında haksız bir
rekabete yol açmaktadır. Asgari ücretin altına inilmesi
ise bir suç oluşturmaktadır. Yine hastane zinciri olan
gruplar bir hekimi farklı günlerde farklı hastanelerde
çalıştırarak 1219 Nolu yasayı ihlal etmektedirler. Ancak
bu olumsuzluklara hekimler tarafından tepki
gösterilmemesi bunların hekimlerin çoğunluğu tarafından
sorun olarak görülmediğine işaret etmektedir.
Özel sağlık hizmetinin
yönetmeliklerde üç türlü verilebileceği belirtilmiştir.
Özel hastane, poliklinik ve muayenehane. Devlet
sektöründe devlet hastanesinde aşırı kalabalık olduğu
gibi özel sektörde de hastalar özel hastanelere
yığılmaktadır. Sağlık hizmetinin en pahalı olarak özel
hastanelerde verildiğini müşahade etmiş durumdayım. Özel
hastaların özel hastaneleri tercihleri sigorta
primlerinin yükselmesine ve neticede beklenilenden az
kişinin özel sağlık sigortası yaptırmasına neden oluyor.
Hekimler emekli sandığı gibi devlet sağlık sistemine ait
hastaları nisbeten düşük bir ücret ile özel hastanede
görüyor ve bu ücretten bir payı seve seve hastaneye
bırakıyor. Ancak emekli sandığı hastalarını aynı
nisbeten düşük bir ücretle %100’ü kendisine kalacak
şekilde kendi muayenehanesinde görmeyi hiç düşünmüyor ve
talep etmiyor. Bunu bir çelişki olarak değerlendiriyorum.
İleride genel sağlık sigortasının da çıkacağı
düşünülürse, gerek özel sağlık sigortaları gerekse
devlete ait genel sağlık sigortası hem muayenehanelerde,
hem polikliniklerde hem de özel hastanlerde geçmelidir.
Özel sağlık sistemi ilk basamak olarak muayenehane,
ikinci basamak özel hastane olarak örgütlenmeli, ileride
özel tıp fakülteleri gelişirse üçüncü basamaktaki
yerlerini almalıdırlar. Sonuçta tabip odaları başkanları
siyaset yapmayı bırakıp, genel sağlık sigortasına
muhalefet etmeden ben muayenehane hekimlerini genel
sağlık sigortası ile nasıl anlaştırırım formulunu
aramalıdırlar. |
|
|
|
8. ABD'de kaç yıl çalıştınız? Sizi
Türkiye'ye dönmeye iten sebep ne oldu? |
|
ABD’de yedi yıl çalıştım. Önce iç
hastalıkları uzmanlığımı New York Medical College’ta,
ardından endokrinoloji ve metabolizma uzmanlığımı
Cornell University Medical College bünyesinde tamamladım.
Texas’taki bir hastaneden iyi bir çalışma teklifi aldım.
Ancak Türkiye’de yapılacak çok işlerin olması, Türk
insanına faydalı olma arzusu ve çocuklarımı Türk olarak
yetiştirme isteği beni Türkiye’de çalışmaya itti. Şu an Metropolitan Florence
Nigtingale Hastanesi’nde Endokrinoloji ve Metabolizma
Bölüm Şefi olarak çalışmaktayım ve aynı zamanda Kadir
Has Üniversitesi Tıp Fakültesinde endokrinoloji ve
metabolizma hastalıklarına ait dersleri veriyorum. |
| |
|
| |
Doç. Dr. Selçuk Can , Endokrinoloji
ve Metabolizma Uzmanı
Amerikan Board Sertifikalı Doktorlar
Derneği (ABCD) |
| |
|
| |
Anasayfa | Dernek
Hakkında | Beyin Göçü |
Basında ABCD |
Akademik Konular
Sağlık Bilgileri |
Üye Doktorlarımız |
Branşlar |
Üye linkleri |
İletişim |